4 Ocak 2010 Pazartesi

Başlıksız...



Montaigne, “Krallar da, dilenciler de hep aynı iştahla acıkırlar” diyor; fakat siz, huzura ne kadar acıksanız da, ta başından verili olana bir figüran olmayı reddettiğiniz için payınıza eksiler düşürürler...

(Resim dalgaları aşmak)

13 yorum:

suskunbiradam dedi ki...

Montaigne'nin sözüne harika bir tespit...

Sevgiler...

Bora-MAN dedi ki...

Montaigne nin söznüe bir ek yapmak gerekirse, "ama aynı iştahla yiyemezler"

b.n.n. dedi ki...

Miguel Angel Asturias ın "kasırga" adlı kitabının başı geldi aklıma yazını okuyunca :
"iki an yok mudur dalgıcın serüveninde?
biri dalmaya hazırlanırken dilenci;
öteki incisiyle gözükürken kral! "

zeynepin sesi dedi ki...

çok çok güzel!

hasretsenfonileri, dedi ki...

Ve ömür denilen o doyulmayan süreç, hep o eksileri artı yapmak, eksikleri çoğlatmak için harcanıp heba olur..
Figüran olmamak uğruna..

Bence değdi!

bilge dedi ki...

figuranlığı kabul etmediğimiz içindir hep eksiler :))))) resmi görmüştüm sanırım...sevgiler arkadaşım...

Dalgaları Aşmak dedi ki...

suskunbiradam,Montaigne'nin çok sevdiğim bir sözü daha var "alçakgönüllü yüreklerde yaşayan düşünceler, yüksek düşüncelerdir"

nerden biliyorsun Bora-MAN :))

b.n.n. mesele hissetmekte değil mi:)İlla kral olmak gerekmiyor :)

teşekkürler zeynepin sesi

bence de değer hasretsenfonileri, figüran olmama uğruna zaman zaman başkalarının dublörü olsak ta...Bu arada, övgülerinizle beni mahçup ediyorsunuz sevgili hasretsenfonileri, çok teşekkür ederim.

Evet Bilge'ciğim, henüz orjinalini görmedin ama çok sevmiştin bu resmi :)Şu anda çalıştığım iki resim var biter bitmez yayınlarım :)

Sevgiyle...

Zeugma dedi ki...

Süper bir söz sarfetmiş Montaigne..

Ve o krallar bir türlü doymak bilmezler..

''Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir ...''

"spawny dude" (güneşin oğlu) dedi ki...

66. Sone - "William Shakespeare"
Bıktım tüm bunlardan,
huzur ver bana ölüm.
Serveti hak eden dilenci doğmuş, bıktı gönlüm.
Erdemsize en güzel urbalar düşmüş,
Heyhat, en saf inanç arsızca düşürülmüş.
Sürgün olmuş pırıl pırıl onur hayasızca,
Bakire erdem fahişeleştirilmiş hoyratça,
Gerçek hüner lekelenmiş haksızca.
Gücü felç etmiş iktidardaki beceriksizler,
Sanatın diline kilit vurmuş sansürcüler.
Ahmaklık ve ukalalık hünere yeğ tutulmuş.
Yalın gerçek bayağılık olarak adlandırılmış.
Tutsak düşmüş iyilik, kötülüğe kul köle kılınmış.
Bıktım tüm bunlardan, dünyayı bırakmak isterdim.
Ölmek bir şey değil, sevdiğimi yalnız bırakabilseydim....

bugün güzel yazılara yorum bırakamaz oldum,bir alıntı ile yazıya eşlik etmek istedim..
emeğinize sağlık abla dost (:

Bora-MAN dedi ki...

Çünkü hiçbir zaman aynı güzellikte ve lezzette yiyecek bulamazlar

ÇOBAN YILDIZI dedi ki...

DAlgaları aşmak, sen harika bir ressamsın.Yaptığın resimleri bloğunda bizlerle paylaşırsan ne mutlu bizlere!
Sevgilerle..

Dalgaları Aşmak dedi ki...

güneşin oğlu alıntı çok güzeldi genç dostum teşekkür ederim :)

Çobanyıldızı estağfurullah sadece bir çırağım :)Geçmiş aylarda paylaştığım resimlerim var.Şu anda biri atölyede biri evde olmak üzere iki resim bitme aşamasında.Bitsinler hemen payşacağım :)Teşekkür ederim.

HURDACI dedi ki...

Güzel söz resim ayrı bi güzel,geçen yorumumda ressam olmuşsun bile yazmıştım gerçekten de olmuşsun...
başarılarının devamını diliyorum
Sevgiyle..